29 April 2012

Dost Kitapevi

Martinique

Fernando de Noronha
Posta kutuma düşen, kendi çektikleri 2 fotoğraf.

Bundan birkaç gün önce Kızılaydaydım.İşimi bitirdikten sonra vaktim kısıtlı olmasına rağmen , ne zamandır aklımda olan NAVİGA dergisinin Şubat veya Mart ayı sayısı için Dost kitapevine uğradım. Dünya turu yapan deniz aşığı bir tanıdığımızın röportajı bu iki sayıda yayınlanmış.Sanırım karayiplerde Martinique deyken gerçekleştirmişler bu reportajı. Ne yazık ki bana kendisi geç söylediğinden malesef ne şubat ne de mart sayısı vardı ellerinde...elime aldığım Nagiva dergisinin nisan sayısına bakarak başka nerde yada ne şekilde bulabileceğimi düşünürken içimdeki kitap canavarı uyandı :D ve turuma en çok satanlardan başladım.
Sonra dünya edebiyatı ilişti gözüme ;Alman-Fransız -Rus -Latin Amerikan ve tabiki İngiliz Edebiyatı derken almak isteyip te alamağım kitaplar arasında seçim yapmam gerekiyordu.Bir yandan ilerleyen vakit bir yandan da ateş pahası fiyatlar...tam bir ikileme girmiştim. 1 saat aradan sonra hem fiyat açısından uygun olan (15 tl) hem de tavsiye üzerine merak ettiğim ŞAH ve SULTAN kitabında karar kıldım. Kitaba henüz başlayamadım fakat bu arada listeme birkaç yeni kitap ekledim,umarım bu yıl bitmeden alma imkanın olur. Belki size de fikir olur yada içinizden bunları okuyanlarda olmuştur.Tavsiyelere açığım ;) Ayrıca elinde bu derginin (Naviga) Şubat ve Mart sayısı olan ve bana ücret karşılığı yollayabilecek birsi varsa , irtibata geçerse sevinirim,bizim için gerçekten çok değerli ve anlamlı.
1.George Orwell: 1984 *Hayvan çiftliği.
2.Paulo Coelho : Beşinci Dağ * Elif * Portobello Cadısı
3.S.Fitzgerald :Muhteşem Gatsby
4.Mary Lawson :Gölün Kıyısında

09 April 2012

Bahar

Yine farkında olmadan açmışım arayı bayağı.Annemlerin burda olması ,işimin yoğun olması ...Ashley de olmasa napardım bilmiyorum,fotoğraflarıma kadar düzenleyip ekliyor bloğuma ama bende yine tık yok.Haftasonu dahil çalışıyorum sevgili okur.Akşam yedi bazen sekizde evde oluyorum ve ondan sonra da neler yapılabilir artık siz tahmin edin.Etrafta çiçek açmış bir kaç ağaç gördüm, hava da azıcık ısındı diye iyice bir bahar havasına kaptırdım  kendimi. Dün mesela Ashley'nin bana yolladığı fesleğen tohumlarını ekmekle başladım.Bahçem yok ama balkon düzenlemesine hafta sonları devam edicem.
 Aslında yapılacak o kadar çok iş varki hangisinden başlasam bilmiyorum.Bir yandan okulun son ve yoğun döneme girmesi ,diğer yandan havaların ısınması bir de Ashley'nin haziran da gelecek olması. Başka güzel şey ise sevdiğim ama henüz karşılaşmadığım blogger akadaşımın gelecek olması. Bu yüzden Bahar temizliğine de başladım yavaştan..Neyse , ben en iyisi plan yapmaya başlayayım ;) Onbir hafta nedir ki,göz açıp kapayana kadar geçecektir biliyorum.

24 February 2012

Sömestr Tatilinde Almanya..


Dün takvime baktığımda Almanya'ya gidip geleli 1 ayı geçmiş bile,onu farkettim..Arayı çok soğutmadan artık şu gezi fotoğraflarını yükliyeyim . Yıllar sonra yine doğup büyüdüğüm , çocukluğumun geçtiği şehirde olmak çok iyi geldi ,sınıf arkadaşlarımla buluştum. Eski tanıdıklarımız ve hayatımda ayrı bi yeri olan sevgili öğretmenimi ziyaret etmek de gezimin en güzel anılarından biri oldu... Şimdi resimlere bakma vakti ,ayrıntılı yazamıyacağım çünkü  saat yine geç oldu ve ben heran ekran başında yıkılabilirim :)
                                                                         


                            














                                                                             


                                                                              


                                                                              




  Bad Oeynhausen'deki Kaiser Palais adlı Saray görülmeye değer muhteşem bir görselliğe sahip. Böyle görkemli bir yere gideceğimizi bilsem,aceleye getirmezdim çünkü kuzenlerim öylesine bir akşam gezisine çıkarmşılardı beni. Ama birdahaki sefere mutlaka orada özel bir akşam geçirmeye kararlıyım.
      Tahminim aksine müzeye değil , sanat etkinliklerin düzenlendiği bir kültür merkezine çevirmişler orayı. 
                                                                             

Tabanından tavanına kadar herşey kusursuz, tam bir Saray da olması gerektiği gibi.
                                                                       


Sarayın önden görünüşü,sizce de muhteşem değil mi?


 
                                                                              




                                                               


 Üstteki gece çekimleri yine Bad Oeynhausen'deki özel malikane yada rehabilitasyon merkezleri. Bu yer ayrıca Spa ve Kür merkezlerini barındırmasıyla ün kazanmış bir belde. Gidip görmeye değer ;)


 Aşağı Saksonya bölgesinden geçen Weser nehri, güneşli fakat çoook soğuk bi gündü.Çok fazla tadını çıkaramadık.



 Yine orda bulunan 'Burg Vlotho' ,şu filmlerdeki Şövalyelerin bulunduğu ve esirleri ordaki kuyuya attıkları anlara gitmemek mümkün değil.(Kuyu o kadar derindi ki ,oraya atılan esirlerin durmunu hayal etmek bile ürkütücüydü).






 Ortaokula giderken hemen hergün altından tramvayla geçtiğim Belediye Binası.

                                      

Vee günübirlik yaptığımız Hollanda gezisi. Ne yazık ki o gün o kadar  rahatsızdım ki , alış veriş yapma hayallerim suya düştü :(














   
 Her yönü ile unutamayacağım bir gezi oldu.Bakalım önümüzdeki sene nerelerde ne yapıyor olacağız.Sağlığımız olduğu sürece dünyanın en şanslı ve zengin insanıyız bunu da anlamış oldum bu gezi sırasında birkez daha .Yarın vaktim olursa bir temizlik yapıp çayımı da demledimmi ,gezerim artık bloglarınızı bir bir :) Şimdi  Red Riding Hood kaçar, . ZzzzZzz...

21 January 2012

İsviçre

Alpler'in bir kısmı :)

İnterlaken

























Bu akşam Almanya yolcusuyum,doğup büyüdüğüm topraklara gidiyorum.Akrabalar ,arkadaşlar ve öğretmenlerimle tekrar görüşeceğim.Bir hafta kadar sonrada oradan Amsterdam'a geçicez arkadaşlarla.Benim için moral olacak bu tatil,gerçekten ihtiyacım var artık.Ben dönene kadar siz geçen seneki İsviçre gezimden fotoğraflarla idare edin.Bu siyah Pony'nin (midilli) bir gözü mavi bir gözü siyah çok tatlı minnoş bişiydi :) Ben yavaştan ayakkabılarımı ve ceketimi giyeyim ,erken gideyim biraz alana.
Herkese iyi haftasonlar diliyorum.
Red Riding Hood

10 January 2012

Bugün









Kaç gündür kar yağdı yağacak derken bugün nihayet heryer beyaza büründü. Okuldan biraz erken dönmem iyi oldu,böylelikle dışarının tadını çıkardık.Kartopu oynayanlar,yürüyüşe çıkanlar ,fotoğraf çekilenler,gülen yüzler ne ararsanız vardı.Tam bir bayram havası.Bizde manzara izleyelim fotoğraf çekelim karlara yatalım derken ne kadar ıslandığımızın farkına bile varmamışız.Eve gelir gelmez sıcacık tarhana çorbası yaptım,o soğukta ne iyi gitti etten bile lezzetliydi valla. Şuan perdeler açık 12.kattan kar yağışını izliyoruz :) Az önce sahlep yaptım ve yılbaşı ağacımızda ışıl ışıl yanıyor.Herşey iyi hoşta, birde 15 gün sonra sınavı olan kızım daha kapağını bile kaldırmadığı test kitabına çalışsa çok daha iyi olurdu.Birde keşke bi sobamız ve üzerinde ıbrığımız ve kestanelerimiz olsaydı,daha ne isterdim Allah'tan ? :))
Neyse ,benim örgü zamanım geldi,az sonra dizi reklamlarında çaydanlığı da ocağa koydummu tamamdır.Değmeyin keyfime ;)
Sağlıcakla
red riding hood